Demokrasinin ne olduğunu anlatmaya çalışacak kadar gücüm yok.. Özellikle bunu anlamak/duymak istemeyenlere.. Ama kısaca Türkiye’de ne yaşanıyorsa bir tez konusu olmalı ve yetkili, ehil ve muktedir kişiler tarafından dikkatle çalışılmalı.
En yeni popüler konulardan biri, yine kısa bir alıntı ile giriş yapalım, bu sefer TRT websayfasından - malum tarafsız medya (!): “Başbakan, Baykal’ın Sinop mitingindeki sözleri nedeniyle dava açacağını söyledi… sana çok iyi cevabı veririm. Ama siyaseti bıraktıktan sonra bu makamda değil. Ve bu makamı bana emanet eden milletime bu denli saygısızlık eden bir insana hukuk devletinde yasal hakkımı götürürek, hukuka götüreceğim o ayrı mesele.”
Eğerki sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek istiyorsanız, bunun için çok şansınız yok. malum:
1 - Espriyle karışık? no! Leman’ın başına gelenleri hatırlatmak için bir küçük alıntı daha - bu sefer yandaş medya Sabah’tan: “Leman dergisine fotomontaj tazminatı - Başbakan Erdoğan, yayımladıkları fotomontaj fotoğraf ile “kişilik haklarına saldırıldığı” gerekçesiyle açtığı davada, Leman dergisinden, 4 bin YTL tazminat kazandı.”
2 - Darbe girişimi? No! Ergenekoncu ekip ile ilgili olarak alıntı yapmıyorum, malum hergün her gazetede bunlarla ilgili yazılar mevcut. En sert yazılar genellikle düşman medya Radikal ile bağımsız (!) medya Taraf tarafından yazılanlar
3 - Parti için muhalefet? No! Sayın Abdüllatif Şener’in mevcut durumu ile ilgili alıntı yapmıyorum, sadece kendisi AK Parti’den ayrıldıktan sonra doktora tezi ile ilgili bir kitap yayınladı ve o kadar….
4 - Diğer partilerden muhalefet? No! Sayın Deniz Baykal’ın konuşmalarından sonra hukuki prosedürün başlaması ile alakalı olarak yazının başındaki alıntı
5 - Lüzumsuz üçüncü şahıslardan muhalefet? No! Sayın David Ignatius’un yapmış olduğu fiziksel muhalefet gafletinin sonucunda - one minute!
O zaman özetle, bugün AK parti büyük bir çoğunlukla seçimi kazandığı için mi sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a muhalefet yapılamıyor? Yoksa bizim içimizde muhalefeti / açık diyaloğu / tartışmayı / fikir teattilerini kaldıramayan, geçmişimizden gelen dogmaları tartışmamızı engelleyen, sanki koşmaya çalışan bir insanı zincirle bağlamış olan birşey mi var? Bizim kültürümüzde farklıyı sorguluyor muyuz, yoksa sorgulamadan yargılıyor muyuz?
cevap: hoşgörü (ve sadece bizden olanlara değil!)

