Türkiye’de kriz var mı?
Teğet mi geçiyor yoksa ortadan mı?
Bence bu soruların cevabı çok basit ama buna değinmeden önce küçük bir alıntı: from ny times: “The final bill includes $507 billion in spending programs and $282 billion in tax relief, including a scaled-back version of Mr. Obama’s middle-class tax cut proposal, …”
Görüldüğü gibi, Amerika’da yeni geçen stimulus paketinin $282 milyar’lık kısmı vergilerde yapılan bir indirim yoluyla yapılıyor ve toplam paketin % 35.7’sine tekabül ediyor. Kalan kısımı ise Amerikan devleti tarafından yapılacak yatırımlar sayesinde amerikan ekonomisindeki çarkların dönmesi ümit ediliyor.
Gelelim Türkiye’ye. En çok konuşulan ve gündemden düşmeyen en önemli paket: IMF ile anlaşma yapıl(ama)ması. Genel görüş seçim öncesi kamu harcamalarının kısılmaması için hükümet tarafından seçim sonrasına ertelenmesi. Kamu harcamalarının kötü olduğuna inanmıyorum, özellikle sosyal içerikli harcamalar konusunda (gerek işsizliği düşürmek amaçlı, gerekse ihtiyacı olanlara sağlık, eğitim, aş gibi temel sosyal yardımların yapılması).. Ama bilinen bir gerçek: Türkiye’de yolsuzluk, politik ahlak bozukluğu ve yerel yönetimlerde suistimaller, harcamaların seçim yatırımı mı yoksa gerçekten Türkiye için faydalı olacak olan yatırımlara mı dönüşeceği konusunda gerçekten soru işaretleri bırakıyor. (örnek: Istanbul’daki metrobüs vs Tunceli’deki çamaşır makinaları)
(bence) Peki yapılması gerekenler neler? ve ne kadar büyük? Yaklaşık olarak gereken stimilus package (ekonomik yardım paketi) olarak %3-5 GSMH kadar ise $600 milyar üzerinden yaklaşık olarak $18-30 milyar gibi bir rakamdan bahsediyoruz.
1) Vergi indirimi: ÖTV ve KDV oranlarında yapılacak indirimler ile talep canlanması sağlanabilir (ve arz tarafında maliyetlerin düşürülmesi ile firmaların performanslarına gelecek canlılık ($10 milyar çıkış) 2) Kamu harcamalarında artış. 50% yatırım harcamalarına böylece yol, baraj, enerji santrali ile demir-çelik-çimento vs talebi artacak ve işsizlik azalacak ($5 milyar çıkış). 50% kamu çalışanlarına direkt olarak gelecek olan bir maaş artışı böylece harcamaların artması için gerekecek talep canlanmasına ulaşılmış olacak ($5 milyar çıkış). 3) IMF ile anlaşma ($30 milyar giriş)
uzun dönem
4) Gerçekten yapısal reformları kriz zamanlarında gerçekleştirmek fazla riskli gözükebilir, ama krizle beraber fırsatlar yaratılır. Bu reformların hız kazanması (ki ancak seçim sonrası gibi duruyor) ile ileride çıkış hızlanabilir
Peki kriz derinleşiyor mu? Kişisel olarak sadece TÜİK rakamlarını, insanlarla olan konuşmalarımı ve anektodları baz alabilirim. Sorunun cevabı basit (yazının başında da söylemiştim): kesinlikle evet. Kapasite kullanım / sanayi üretimi / işssizlik oranları Türkiye’nin zaten negatif olan görünümü konusunda daha da kötümser olmama neden oluyor.. Tek ümidim, bu ülkenin her krizden sonra ciddi büyümeler kaydederek çıkması. Ama bu seferki ekonomik kriz uzun bir L şeklinde olacak gibi duruyor ve ekonomistlerin bahsettiği global ekonomideki Japon stili yavaş veya sıfır büyümenin olası olduğu bir dönemde, Türkiye’nin önlem alması ve bunları acilen gerçekleştirmesi gerekiyor. Netekim, kaybedilen hergün, işini ve huzurunu kaybeden bir kişi / bir aile daha demek..

